MİLLİYETÇİLİK, ŞOVENİZM VE FAŞİZM

_ Arif Murat Sayı 139, Mayıs 2007

Radyodan birinci ses gelir. ’Eğer bir avuç azınlık, çoğunluğun sırtından geçiniyorsa, zenginliğini çoğunluğun sırtından çoğaltıyorsa, egemenliğini sürdürmek ve kurulu düzenini korumak için iktidarı elinde tutmak zorundadır. İktidarı elinde tutmak zorunda olan küresel sermayedir. Bu küresel sermaye iktidarının en son, en gerici yapılanması ve siyasi iktidar biçimi faşizmdir.’ Ülkemizde de ‘dilde birlik, toprak bütünlüğü, ekonomik yaşam birliği, ve ortak kültür’ olarak beliren ve bağımsızlık bildirisiyle ‘muassır devletler seviyesine’ erişmek isteyen ulus devlet anlayışı yükselen kapitalizm çağının bir tarihi kategorisidir. Endüstriyel iş bölümünün ortaya çıkması, belirli bir plana dayanan iş organizasyonu, burjuva görüşü temelinde akılcılık ve bilimcilikle yeniden kurulmuştu. Ortak bir dil birliği çerçevesinde, üretimin arttırılarak pazarın sınırsızca genişletilmesi, meta satışı için geniş ticaret ağlarının –değişimin- kurulması, toplumsal üretimin burjuva mülkiyetçiliğine dönüştürülmesi burjuva ekonomik görüşünün kabaca genel yapısıydı. Ve ilerleyen süreçte ulus-devletler burjuva sınıfı egemenliğinde, tarih sahnesinde emperyal devletler yani kapitalist ekonomi biçiminin somutlaştırılmış pazarları olmuşlardı. ‘ Modern dünya halkları (ulus devletler) her zaman mevcut değildiler Bu halklar yaratıldılar. Ve yaratılırken, potansiyel başka halklar ezilip parçalandılar, kırılıp döküldü ve batırıldılar.

Devamı...