UZAKLARDA BİR YAHUDİ DEVLETİ

_ Ulas Basar Gezgin



Yahudiler'in kaç ülkesi var? Yanıt: "1. İsrail". "Aslında iki tane var" dediğimizde, "Herhalde ABD kastediliyor" denecektir. Sayı doğru ama ülke doğru değil: Yahudiler'in iki ülkesi var; biri İsrail, biri de Rusya Federasyonu'na bağlı, Rusya-Çin sınırında (eski SSCB-Çin sınırı) bulunan Yahudi Özerk Bölgesi (Birobidcan). Bölge, 36,000 km2; yani, yüzölçümü 20,770/ 22,072 km2 olan İsrail'den büyük. Ancak, nüfusu, İsrail'in 7 milyonluk nüfusundan kat kat küçük: 190,000. Bu nüfusun çoğunluğunu Ruslar oluştururken, bölgedeki Yahudi nüfusu, kimilerine göre 2,000; kimilerine göre 30,000. Rusya'nın genelinde ise Yahudi nüfusu, 1 milyon.

Birobidcan, 1934'te, Stalin'in 'ulusal sorun' siyasalarının ve Yahudilerle ilgili uluslararası topludurumun (conjuncture) bir ürünü olarak kuruldu. Stalinci yaklaşım, "her ulusun toprağı olmalı" gibi çarpık bir düşünceye dayanıyordu. Stalin dönemi ve sonrasında; dinlerin, dillerin ve ulusların üstüne çıkmış Sovyet insanının, yeni sosyalist insanın yaratılması yerine; bireylerin dinlerinin, dillerinin ve uluslarının özellikle vurgulandığı bir 'ulusalcılık' anlayışı geliştirildi. Kavramsal sınırlar, öyle ulusal özcü bir biçimde çizilmişti ki; sanki, değişik dinlerden, dillerden ve uluslardan insanların biraraya gelmesi ve geçmişlerini bırakıp Sovyet düzeninde yeni bir ortak kültür oluşturmaları olanaksızdı. Bu nedenle, ulusalcılıklar, sosyalizm sonrasında ortaya çıkmadı; zaten sosyalizm, o ulusları kendi yaratmıştı. Bugün Rusya Federasyonu'na bağlı olan ulus tabanlı özerk yönetimler, bölgeler ve cumhuriyetler, er ya da geç patlayacak bomba gibidir. Hepsine Sovyet Dönemi'nde bayrak bile hazırlanmıştır. Bu bayraklar, hala kullanılmaktadır.

Bugün küresel ölçekte düşünürsek, dünya üzerinde, 200 ülke, 6912 dil bulunmaktadır. Stalinci çözüme göre, dünya üzerinde 200 değil 6912 devlet olmalıdır; çünkü dil, ulus demektir. Bu görüşün çarpıklığı, umarız bir gün anlaşılır. Dönelim Birobidcan'a...

20. yüzyıl, Siyonculuk'un, diğer bir deyişle, bugün 'İsrail' olarak adlandırılan bölgenin Yahudiler'e verilmesini, Yahudiler'in bölgede devlet kurmasını savunan görüşün yükseliş yılı olmuştu. 1948'de resmen kurulacak İsrail'e yoğun Yahudi göçü yaşanmaktaydı. Stalin, bu Siyoncu siyasaların Sovyet Yahudileri'ni etkilemesini önlemek için, İsrail'e karşı ikinci bir Yahudi ülkesi, sosyalist bir İsrail kurmayı tasarlamıştı. İlerleyen yıllarda, Birobidcan'a, Sovyet Yahudileri yanında, İsrail devletinden hayal kırıklığına uğramış Orta ve Doğu Avrupa sosyalist Yahudiler'i de göç etti. Dünya Yahudileri'nin, nüfustan da anlaşılacağı gibi, Birobidcan'a büyük bir talebi olmamıştır. Öte yandan, Stalinci siyasanın şöyle bir olumlu yanı olmuştur: Dinin etkisini kırmak ve laik Yahudilik'i özendirmek üzere, Birobidcan'da din dili İbranice yerine, Orta ve Doğu Avrupa dilleriyle İbranice'nin karışmasından oluşan Yidçe kullanılmıştır.

Stalin, Yahudiler'e neden taaa SSCB-Çin sınırında ülke vermiştir? Aslında, 2. Paylaşım Savaşı öncesinde, Sovyet Yahudileri'nin çoğunluğu, Ukrayna ve Beyaz Rusya'da yaşamakta idi ve bu nedenle, Stalin, Ukrayna'da ve özellikle Kırım'da bir Yahudi Sovyet Cumhuriyeti kurmayı düşünmüştü; ancak, bölgedeki Yahudi-karşıtlığı oldukça güçlüydü. Ayrıca, Sovyetler'in batısında, Nazi tehlikesi yavaş yavaş yükseliyordu; bu nedenle, Yahudiler'e Doğu'da toprak verildi. SSCB-Çin sınırında toprak verilmesi ise, bir taşla üç kuş vurmak anlamına geliyordu: Bir yandan, Yahudiler'e toprak veriliyordu; bir yandan, Yahudiler, savaşın yaklaşmakta olduğu Batı'dan uzaklaştırılmış oluyorlardı; bir yandan da, yazlarında muson özellikleri, kışlarında neredeyse Sibirya soğuğu gösteren, neredeyse kimsenin yaşamadığı bölgeye yerleşen Yahudiler, bölgeyi az-çok kalkındıracaktı ve bu durum, sınır güvenliğine olumlu etki edecekti.

1948'de İsrail'in kurulmasından 1953'te Stalin'in ölümüne dek, Sovyet Yahudileri'ne yönelik siyasalarda dalgalanmalar oldu. Sovyet Yahudileri'nin çoğu, İsrail'i kuran Yahudiler'in akrabasıydı ve İsrail, bir Amerikan tasarısıydı. Bu nedenle, Stalin, Yahudiler'e olan güvenini yitirdi; hatta 1952'de 'doktorlar komplosu' (Stalin'in, Yahudi doktorların yaşlı Sovyet yöneticilerini görünüşte ilaç vererek zehirlediği biçimindeki iddiası) olarak adlandırılan olaydan başlayarak, Sovyetler'de Yahudi avı başladı; birçok Yahudi idam edildi. Stalin'in ölümünden sonra, Sovyet devleti, tüm davaların düzmece olduğunu açıklayarak davaları düşürdü. Birobidcan, ilerleyen yıllarda unutulup gitti; ama hep uzaklarda varoldu. 74. kuruluş yıldönümünde anımsatmak da bize düştü...

 

Ulas Basar Gezgin ulas@teori.org
Evrensel Gazetesi'nde yazıyor. Çok sayıda kitabı var.