Söyleşi: Can Başkent

_ İzinsiz Gösteri

"Çok iyimsersen, Türkiye deri değiştiriyor diyebilirsin. Kötümsersen, Türkiye'nin yeni bir hengameden geçtiğini, dallanıp budaklanan sosyopolitik sorunların artık iyice keşmekeş yarattığını düşünebilirsin. Ben elbette karamsarım, Türk insanından da siyasetinden de bir umudum yok. Klişe analizlere kapılmıyorum, cehalet ve emperyalizm gibi artık içbayan teşhislerde de bulunmuyorum. Sanırım "tarihselciliğin sefaletine" kapıldım son dönemlerde biraz."

Devamı...      

Gavur Ölüsü Gibi-Madenci Ölüsü Gibi

_ Bora Ercan

Türkçede ne anlama gelir ‘Gavur Ölüsü Gibi Ağır Olmak,’ Gavur, yani gayrimüslüm, yani müslüman olmayan. Anadolu’nun müslümanlığa ihtida etmemiş, kılıç müslümanı olmamış Ermenileri, Rumları. Onların cesetleri neden ağır olur? İnsan insandır. Ölüsü de dirisi de aynıdır. Fakat galiba miktar fazla olunca ölüleri taşımaktan yorulanlar bu sözü söylemiş. Savaşta ölüm var, kıyım var, yaşamın fitratında var, değil mi?

Devamı...      

"-- İyi yolculuklar, yine görüşeceğiz"

_ Ali Pekşen

(...) Ölü yakıcı konuşuyor. “Bazen ölümün bir kapı olduğunu düşünürüm. Ölüm her şeyin sonu demek değildir. Bu zamandan ayrılıp, bir sonraki aşamaya geçmektir. Tam anlamıyla bir kapı. Bu kapının bekçisi olan ben buradan pek çok insanı uğurladım. Onlara her seferinde: "-- İyi yolculuklar, yine görüşeceğiz" derim.”

Devamı...      

Feminizmi Sperm Üzerinden Okuyamamak

_ Can Başkent

Epey bir zaman önce (2011 Nisan ortası) Amerikan basınında çıkan oldukça önemli bir haber gözden kaçmıştı. Amerikan Cerrahlar Odası’nın başkanı Lazar Greenfield, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne denk gelen Oda bülteninde bir editoryal yazar. Bu yazıda, Greenfield, spermin (dölün) kadınlar üzerinde ruh sağlığını iyileştirici etkilerinden söz eder tıbbi araştırmalara atıfta bulunarak. Ardından, yer yerinden oynar. Greenfield editörlükten istifa eder, tartışmalar gene sona ermez.

Devamı...      

The Persistence of the Architectural Ideas of Louis I. Kahn

_ Victoria Z. Alexander

Louis I. Kahn was one of the most important brakes on the International Style of modernism in the middle years of the twentieth century. Against this architecture of speed Kahn addressed the slower side of modernity and without him we might well have missed something vital. The intelligence of Kahn’s architecture, itself a treasure trove of historical forms, has survived into our posthistorical age of speed – which is now the age of the screen (Virilio). While architecture has pressed on into an era of new materials, forms, and seemingly unprecedented possibility, many architects have not forgotten the more significant architectural lessons of Kahn. I do not wish to imply that Kahn is the sole influence on the architects and buildings which follow, but he remains a vital one. Many buildings erected in recent years flow through a similar river of ideas as those which passed through Kahn and many of his buildings.

Devamı...      

Bir “Kış Uykusu” Okuması

_ Zelda Capulet

Kış uykusu, soğuk ve kurak mevsimlere karşı koyabilmek için bir canlı organizmanın kendini değiştirme ve uyum sağlama sürecidir ve bu esnada canlının vücut sıcaklığı düşer, kalp atış sayısı azalır. Hatta pek çok canlı organizma öncesine yağlanarak bu uykuya hazırlar kendini; sürekli değil geçici, olumsuz değil, doğrudan hayatın kendi ritminde ve doğallığında yaşanan, olmazsa olmaz bir süreçtir. Nuri Bilge Ceylan’ın karakterleri ise bir kış uykusunda ve geçici bir süre için bir duruma uyum sağlamaktan çok, bir hastalıklı duruma çakılmış gibiler.

Devamı...      

Mezar Taşlarını Koyun mu Sandın/ Çocuk Öldürmeyi Oyun mu Sandın?

_ Bora Ercan

Bizim ‘Sosyal Eşkiyalarımız’dan, Robin Hood’larımızdan birinin Debreli Hasan’ın Türküsüdür bu. Ruhi Su’nun seninden biliyoruz türküyü: Mezar Taşlarını Koyun mu Sandın/ Adam Öldürmeyi Oyun mu Sandın bre Hasan. Mezar taşları koyunlar gibi boynu bükük değildir. Aksine diktir. Orada dururlar. Serviler arasında bakana çok şey söylerler. Anlayana. Bazı mezar taşlarında sadece doğum ve ölüm tarihleri yazmaz, ölüm nedenleri de yazar: okuyabilene!

Devamı...